Allah’ı tesbih edin

Akşama erdiğinizde ve sabaha kavuştuğunuzda Allah’ı tesbih edin. Göklerde ve yerde olanların hamd ve senâsı O’na mahsustur. Gündüzün sonuna doğru ve öğle vaktine erişince de Allah’ı tesbih edin.” (1)

Bu iki âyette beş vakit namazın emredilmiş olduğunu görüyoruz. Her ne kadar “tesbih ediniz” emri ile gelmişse de, burada namaz “tesbih” kavramı ile ifâde edilmiştir. Nitekim namaz Farsça bir kelimedir. Türkçe karşılığı tesbih, zikir ve duâ demektir. Bu âyetlerde, “Akşama erdiğinizde” ifâdesi ile akşam ve yatsı namazı, “Sabaha kavuştuğunuzda” ifâdesi ile sabah namazı, “Öğle vaktine erişince” ifâdesiyle öğle namazı, “Günün sonuna doğru” ifâdesiyle de ikindi namazı kast edilmiştir.

Bu bir ferdî yorum değildir. Kur’ân’ın ilk ve en muteber yaşayan müfessiri olan Peygamber Efendimiz (asm) bu âyetlerde geçen “tesbih ediniz” emirlerini namazla yorumlamış ve uygulamıştır. Eğer biz bir dîne uyacak isek, bu dîn, Peygamber Efendimiz’in (asm) gösterdiği, tebliğ ettiği ve uyguladığı din olacaktır. Aksi takdirde, içinden Peygamberini çıkarıp aldığınız takdirde ortada ne din, ne kitap, ne namaz, ne tesbih kalmayacaktır.

Âyette geçen “hıyne tusbihûn” kelimesi “sabaha erdiğinizde” demektir. Tesbih ifâdesini âyetin başında geçen “Fesübhânallahi” kudsî kelimesi ifâde ediyor.

Dipnot:
(1) Rûm Sûresi: 17, 18.

Zamanın su gibi geçmesi ahir zaman alâmeti mi?”

Dünya durmuyor, şiddetle dönüyor. Ömür durmuyor, hızla ilerliyor. Dünya hayatı, yerini sür’atle âhiret hayatına terk ediyor. Fakat, zamanın gidişâtı fizikî olarak eskiden de aynı ölçülerde idi. Eskiden de bir gün yirmi dört saat, bir sene on iki aydan ibâretti. Her seneyi insanlar yaş için bir ölçü birimi olarak algılıyorlardı. Şimdi de öyle. Şüphesiz günümüzde koşuşturma arttı. Hayatın akış hızı şiddetlendi. Renk ve zevk tercihleri farklılaştı ve görenek belâsıyla ihtiyaçlar arttı. Tüm bunlar peşinde ömrümüzü tüketiyoruz. Zaten eskiye nazaran ömrümüz de kısa.

Görenek belâsı ile ihtiyaçların artması âhir zaman alâmeti sayılabilir. Fakat esas olan haramlara girmemek ve âhiret hazırlığını yavaşlatmamaktır. Biz bu hızda yaşarken de kendimizi ebedî âhirete hazırlamakla görevliyiz

otel emlak inşaat tekstil
Farklı Pencerede Aç