Allah’ın isimleri ve derinlikler

Risâle-i Nur, Allah’ın bin bir esmasıyla örülmüş bir gül goncası gibidir. Mevzular işlenirken Allah’ın isimleri referans alınır. Bahisler derinleştikçe Allah’ın isimlerinden istimdâd edilir. Manevî hazinelerin kapısı Allah’ın isimleriyle açılır. Ummanlarda, deryalarda AIlah’ın isimleriyle yüzülür. İslâm’ın atmosferinde, imanın ufkunda, vahyin verâsında, Kur’ân’ın semasında AIlah’ın isimleriyle uçulur. Hakkın ve hakîkatın kapısı AIlah’ın isimleriyle çalınır, açılır, Allah’ın izniyle girilir ve kapı girmek isteyenlere açık bırakılır.

Bedîüzzaman Hazretleri herhangi bir mevzuda derinliğine hakikat yolu açarken, konu ile ilgili Allah’ın isimlerine sıkça iltica eder ve sığınır. Her bir konuda bir veya birden fazla İsm-i Şerifi melce’ ve mence’ yapar. Her bir sayfada bir İsm-i İlâhî’den tefeyyüz eder, bir ism-i Lâhutîyi tezekkür eder, tefekkür eder. Bunu Risâlelerinde, isimleri muhtelif ihtiram ifadeleriyle telâffuz ederek barizleştirir.

Meselâ, “Bismillâhirrahmânirrahîm” kelimesinin esrârını işlediği risâlede, bu kelimede geçen isimlere mazhariyetinin gereği, Ulûhiyet, Rahmâniyet, Rahîmiyet, Rubûbiyet, Vâhidiyet, Ehadiyet, İstiğnâ ve Samediyet hakîkatlarının kapısını çokça çalar. Bu hakikatlardan elmaslar ve cevherler çıkarırken Kadir-i Rahîm, Malik-i Ebedî, Hâkim-i Ezelî, Rezzak-ı Kerîm, Mün’im-i Hakikî, Ehad, Samed1, Zat-ı Zülcelâl, Zât-ı Rahmânirrahîm, Rabb-i Rahîm, Zât-ı Akdes, Zât-ı Vâcibü’l-Vücud, Sultan-ı Ezel ve Ebed, Müstağnî-i Ale’l-ıtlak, Sultan-ı Sermedî isimlerini telâffuz, tezekkür, tefekkür, tefeyyüz ve tâdâd eder.2

Meselâ namazın beş vakte tahsisinin hikmetine ve esrarına girerken Saîd Nursî Hazretleri önce ibadetin ve namazın mânâsını verir. Kulun acziyetini ve zaafiyetini şefaatçi yapar ve Allah’ın birden fazla sıfatını melce kabul eder. Derinleştikçe kul, kusur ve noksanlıklarla müptelâ oluşunu idrak etmeye ve ubûdiyete çağırılırken; Cenâb-ı Hakk’ın Celâli, Kudreti, Cemâli, Kemâli, Gınâsı, İzzeti, Azameti, Rahmeti, Rubûbiyeti, Kayyûmiyeti, Kıdemi, Bekası, Kahrı, Mâbûdiyeti ve Mahbûbiyetinden her birisi ayrı birer dergâh kapısı olarak çalınır, açılır ve girilir. Her bir kapıdan girildikçe, bu kapı ile ilgili ism-i şerif tâdâd ve ihsâ edilir. Nitekim bu çerçevede Dokuzuncu Söz’de, Kadîr-i Zülcelâl, Rahîm-i Zülcemal, Kahhar-ı Zülcelâl Kayyum-u Bâkî, Kadîm-i Bâkî, Cemîl-i Lemyezel, Celîl-i Lâyezâl, Rabb-i A’lâ, Mahbûb-u Bâkî, Kadîr-i Kerîm, Mâbûd-u Hakikî, Hâlık-ı Mevt ve Hayat, Hakîm-i Zülkemâl, Hafız-i Rahîm, Gani-yi Mutlak, Rahman-ı Zülkemâl ism-i şeriflerine daha fazla müracaat edilir.3

Bedîüzzaman Hazretleri bu isimleri tâdâd ederken, bir yandan hakikatların en derin kuytularındaki mücevherlere dikkat çeken ve ulaştıran birer ip ucu sunmuş olur; diğer yandan Peygamber Efendimiz’in (asm), “Kim Allah’ın isimlerini ihsâ ederse (sayarsa) Cennet’e girer”4 hadis-i şerifinde verilen müjdenin kapısını aralamış, Peygamber (asm) müjdesine nâil olmak için “isimleri ihsâ etmenin” keyfiyetini, biçimini, tarzını, şeklini ve yolunu göstermiş olur.

Böylece Saîd Nursî Hazretleri Allah’ın isimlerini ihsâ etmeyi “tefekkür” hayatımıza getirmek sûretiyle, Cennet’e vesîle olmakla berâber; sadece “saymaktan” ibâret zannedilen “ihsâ” mefhumunu açmış, açıklamış, tefsîr etmiş, zenginleştirmiş ve mühim bir “Sünnet-i Seniyyeyi” ihyâ etmiştir.

Diğer yandan Allah’ı zikri yalnız “Allah”, “Hû”, “Hayy”, “Hak” gibi sayılı isimlere münhasır kılmaz; bu isimleri de zikretmekle berâber, zikri mümkün mertebe bütün isimlere teşmil eder, yani zikri umûmîleştirir. Başka bir ifadeyle Allah’ı zikirde kalp ile beraber aklı, fikri, dimağı ve diğer duyguları itminana kavuşturur. Başka bir ifadeyle “İlim ve Akıl” çağının insanına AIlah’ın zikrini ilimle, tahkikle ve tefekkürle bütünleştirir.

Bir diğer ifadeyle Risâle-i Nur, insanın “Ahsen-i Takvim” üzere yaratılış hikmetini Allah’ın isimleriyle keşfeder.

Dipnotlar:
1- Sözler, s. 12, 13
2- Sözler, s. 18, 19
3- Sözler, s. 48, 49
4- Buhârî, 8/1165; Tirmizî, Daavât, 86

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

6 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: yagmur932 | Tarih: 26/2/2008
    Konu: s.a
    selamün aleyküm nurcu kardeşim.
    sizden bir şey rica etmeye geldim.umuorum ki sizde katılırsınız kampanyamıza...
    Her sene yaptığımız gibi inşaallah bu sene de O'na en güzel hediyeyi sunmak için yola çıkacağız... Efendimiz (SAV)'i yüreklere konuk etmek için...O'na yakın olmak için, şefaatine nail olabilmek için...
    1 MİLYON Salavat Okuyoruz...
    sizde katılmak isterseniz.msj kutumuza istediğiniz adedi not bırakabilirsiniz.Allah razı olsun inşaallah.
    dua ile.Aeo

    Bağlantı »

  2. Yazan: zahide | Tarih: 14/3/2008
    Konu: selamün aleyküm
    Hayırlı cumalar. dualarınızda bizide unutmayın.

    Bağlantı »

  3. Yazan: zahide | Tarih: 19/3/2008
    Konu: esselamü aleyküm
    Kardeş kandiliniz mübarek olsun.

    O güzel dualarınıza bize de yer açın inş. Allah-u Teâla

    Bağlantı »

  4. Yazan: gecelerinsultani | Tarih: 19/3/2008
    Konu: s.a.
    Her yağmurdan bir damla, her buketten bir gonca, her gülüşten bir parça daima sizinle ve sevdiklerinizle olsun...Kandiliniz mübarek olsun....

    Bağlantı »

  5. Yazan: gecelerinsultani | Tarih: 4/4/2008
    Konu: s.a.
    Ya Rab! Bizi de o enginlerden engin rahmetinden hissedâr kıl.. imanımızı kemâle ulaştırmak sûretiyle kalblerimizi itmi'nanla doldur.. lütfunla yakînimizi etemmiyet vasfıyla zenginleştir!

    VAKT-İ ŞERİF CUMA MÜBAREK, AKIBET HAYROLA...

    Bağlantı »

  6. Yazan: mgezer38 | Tarih: 17/4/2008
    Konu: Esselamü Aleyküm Ey Fâni
    Sevgili Peygaberimiz (s.a.v.) buyuruyor : Darlık zamanında Allah;ın kendisine yardım etmesini isteyen kimse, rahat ve genişlik zamanında çok dua etsin. Genişlik zamanında dua etmek kadar Allah;a hoş gelen bir şey yoktur; (Tirmizi,3382) Dualanızda yer alabilmek umuduyla hayırlı günler dilerim.

    Düzenleyen nurcuu gün: 20/4/2008 saat: 03:45

    Bağlantı »

Yorum yaz!

otel emlak inşaat tekstil
Farklı Pencerede Aç